13 Mart 2012 Salı

Bağ evi

Bağ evi kavramı, üzüm bağlarının içinde bulunan evlerden türemiştir.
Bağ evlerini, farklı bir kişiliğe kavuşturan, üzüm üretiminin getirdiği, ihtiyaçlardır. Bunlar:


  • Üzümün depolanması
  • Üzümün kurutulması (bunun için yağmurdan korumak için üstü sundurmalı ve hayvanların erişemeyeceği, birinci katta olan geniş balkonlara ihtiyaç vardır.)
  • Üzüm işçiliği için gerekli olan alet edevatın depolandığı alet deposu (genelde evin alt kısmında, kapısı doğrudan dışarı açılan bağımsız bir odadır.)
İşte bunlar, bağ evlerine kişilik kazandıran, şekillendiren faktörlerdir. Ancak günümüzde, işçilik giderek taşere edildiği için, yeni yollara gidilmektedir. Bu da, bağ evlerinin karakterini değiştirmektedir. Bu durum, işçi yatakhaneleri ve depoları, bağın sahibinin evinden, ayrı inşa etme ihtiyacını da doğurmuştur. 

Kuzey avrupada ve abd'de inşa edilen, bağ evlerinin bir özelliği de, kuleli olmalarıdır. Buna bir örnek verelim:
Bu kuleler dört amaçla inşa edilirler:
  • Üzüm bağına dadanması muhtemel, kuşlara anında, müdahale edebilmek için,
  • Çalışan işçileri, gözlemlemek için,
  • Güvenlik amaçlı,
  • Bir tür aristokratik, manzaralı yemek ve dinlence alanı.
Ancak, bunlar içinde, asıl bu kuleyi inşa ettiren, 1930lu yıllardan itibaren, yiyecek bulma sıkıntısıyla, üzüm bağlarını sık sık istila eden, ve mahsüllere, büyük zararlar veren kuşlara karşıdır. burada, kuşların gözlemlendiği an, çiftlik sahibi, o dönemde havaya ateş ederek kuşları uzaklaştırmaya çalışırdı. Tabi, günümüzde, kuşları uzak tutan magnetik sinyal yayıcılar nedeniyle, bu kuleler, daha çok estetik amaçlı inşa edilmektedir. Ancak bu bağ evi tasarımının geleneksel bir öğesidir ve unutulmuştur.Daha güncel bir örneğe göz atalım:

Yukarıda da sayılanlardan anlaşılacağı üzere, bağ evlerinin, sanıldığı gibi, küçük ve kulübe şeklinde olmasına imkan olmayacağı aşikardır.
Bu büyüklük, gösteriş için değil, tamamen, bağ kavramının ihtiyaçları nedeniyledir. Elbette, günümüzde, bağ evinden sadece bağda yapılan evler anlaşılmaz. 

Celal Erakman



Çiftlik Evleri

Çiftlik evleri, çiftliklerde kullanılan evler için kullanılan genel bir ifadedir. Belirli bir çiftlik evi tasarımı veya inşaat mantığı yoktur. Ancak, ortam yaşam koşulları nedeniyle, bazı ortak noktaları gelişmiştir. Bu yazımda, bunlara değineceğim. Çiftlik evleri, kırsal alanlarda yapılan konutlardan biridir. Adından da anlaşılacağı üzere, çiftliklerin içine inşa edilirler.

Genel olarak, çiftlik evleri T harfine benzer şekilde, birbirine dik iki yapı şeklindedir. Yada, uzun bir şekildedir. Bunlar, hayvan ahırları ile entegre olanlardır. Entegre olmayanlarda, böyle bir kural yoktur.
Bu evler, genelde çok pragmatik şekilde inşa edilirler. Yani, kırsalda gerçekten, üretim yapan kişiler, tamamen amaçlara hizmet edecek, işlerini görecek evleri yaparlar. Ancak, büyük çiftliklerde, estetik kaygıların, daha fazla ön plana çıktığını görüyoruz.
Evlerin tasarımında, hayvan ahırları, çoğu zaman entegredir. Bu da, hayvan gıdalarının, stok yerlerinin de, orada olmasını gerektirir. Bu nedenle, halk arasında, samanlık olarak bilinen, yem depoları, bu yapının bir parçası olur. O halde, bu evlerin, bir diğer özelliği de, iyi yalıtım olmalıdır. Çatısı damlatan bir yem deposu, hem yeme zarar verecek, hem de ahır aynı durumda ise, hayvanları rahatsız edecektir. Elbette, bu durum insan konforu için de hayati önem taşımaktadır. Aşağıda, modern bir çiftlik planı örneği göreceksiniz. Artık, göreceğiniz gibi, günümüzde inşa edilen, entegre çiftlikler, birçok üniteden oluşmaktadır. Bir ahır ve evden oluşan evler artık azalmaktadır.
Bu nedenle, çiftlik evleri de, banliyö evlerine benzemeye başlamıştır. Yeni inşa edilen çiftlik evlerine bir örnek verelim:
Çiftliklerin, en temel varoluş gayesi, üretimdir. Bu prodüktivite merkezleri, çoğu zaman şu kalemleri aynı anda icra ederler:

  • Tarım
  • Hayvancılık
  • Arıcılık
Ancak, bunların yanında, ihtisas çiftlikleri de vardır. Buna örnek olarak, Alman çoban köpeği üretim çiftliklerini gösterebiliriz.Bu ihtisas çiftlikleri sadece bir tek üretime yoğunlaşmıştır. 

Eski tip çiftlik evlerine benzeyenler, yani hayvan ahırıyla entegre olan evler, günümüzde, yoğun olarak "çoban evi" olarak bilinmektedir. Artık bu evlerde, çobanlar çalışmaktadır. Ancak kendi hayvanlarının, çobanlığını yapan insanlar da az değildir. Ev ve üretim sahasının yan yana olması, hem çiftlik güvenliği hem de iş verimliliği açısından bir avantajdır. Bu nedenle, çiftlik sahipleri genellikle, işyerlerinde yaşarlar.

Tabi, çiftlik kavramı, biraz da, tursitik anlamda da kullanılmaktadır. Bunu, yazlık ile aynı anlamda kullanan insanlar da vardır. Bu tip evlere bir örnek verelim:


Özet olarak, çiftlik evi kavramı, kimin ve ne için kullanıldığına göre değişmektedir.

Celal Erakman

12 Mart 2012 Pazartesi

Yayla Evi

Yayla evleri, günümüzde, eski amacından farklı kullanılmaktadır. Eskiden nasıl kullanıldığına öncelikle değinip, ardından, güncel amacını detaylandırayım.
Yaylalar, esasen, büyük ve küçükbaş hayvanların, yayılım alanlarıdır. Mevsimi geldiğinde, çobanlar, bu alanlara, sürüleri getirirdi. Mevsim boyunca, sürülerle birlikte yaşayan çobanların, kalacak mekan ihityaçları olurdu doğal olarak. Genelde, derme çatma olan bu yapılar, mevsimin uzun olduğu ve hayvancılığın iyi para kazandırdığı yerlerde, farklı yapılara dönüştüler. Zamanın ihtiyaçları değiştirmesi, elektrik ile gelen değişim, bu evlerin yapısını da değiştirdi. Ancak günümüzde, hala elektrik kullanılmayan yayla kulübeleri mevcuttur. Bunlarda da jeneratör kullanılıyor.

Yayla evleri, bu şekilde kullanılırken, günümüzde gözlemlediğimiz, dinlence alanları kullanımına, şehirleşme ardından ulaşılmıştır. Şehirler, çok hızlı ve yoğun göçler aldılar. Ancak, geldikleri yerlerde, doğa ile çocukluğunu geçirmiş birçok insan, buna haklı bir özlem duydu ve o eski günleri, tatil devrelerinde de olsa, yaşamaya çalıştı.
Bu nedenle, bir şekilde, çalışıp, emek sarfedip, ömrünü şehirlerde geçirip, sermaye edinmiş, bölgenin yerlileri, köylerine geri dönüş yaptıklarında, buralara daha farklı yayla evleri inşa ettiler. Bu evler, genelde, daha lüks ve büyüktü. Ancak, çoğu bu evlerde sürekli kalmıyor, sadece tatik zamanları veya insanlar arasında "yayla zamanı" olarak bilinen, dönemlerde geliyorlardı. Yaylalar, genellikle, şehir ve köylerin yerleşim yerlerine göre, daha fazla yağış alan yerlerdir. Aynı zamanda, her yerin halk tabiriyle "sıcaktan kavrulduğu" zamanlarda serindirler. Kış aylarında fazla rağbet görmeyen bu mekanlar, yaz aylarında ise, çok yoğun yerli turistik harekete şahitlik eder. Doğa ve iklim, insanları bir mıknatıs gibi, buralara çeker.

Ülkemizin, en ünlü ve turistik yayla alanları şunlardır:


  • Giresun-Akçalı köyü, 
  • Tarsus-Namrun, 
  • Ardahan-Bülbülen, 
  • Posof-Urama Yaylası, 
  • İskenderun-Soğukoluk ve Belen, 
  • Kemaliye-Sarıçiçek ve Munzur, 
  • Artvin-Kafkasör-Kutul Yaylası, 
  • Ordu-Çambaşı, Kaş-Gömbe, 
  • Mersin-Fındıklıpınar, Kadirli-Maksutoğlu, Cardak, Gürlevik 
  • Muğla-Karabağ, 
  • Giresun-Kümbet, 
  • Gümüşhane-Kadırga, 
  • Konya-Yalıhüyük-Gölcük Yaylası

Son yıllar, insanlar daha küçük yayla evleri yapmaya yönelmiştir. 80li yılların başından, 90lı yılların sonuna kadar ise, büyük evler yapma eğilimi vardı. Buralarda yapılan evlerde, insanlar, doğa ile uyumlu olma adına, ahşap yada taş kaplama evler tercih ederler.
Bu, yüksek yerlerde bulunan, akarsu yataklarının bulunduğu, düz arazilere, insanlar araçlarıyla giderler. Bazı yaylalara, her araç, her mevsimde giremez. Bu nedenle, bu yerlere arazi araçları ile gitmeyi tercih ederler. Yaylalarda, genelde, birden fazla akarsu yatağı vardır. Bu da, bol su demektir.

Celal Erakman


Dağ Evi

Doğa ile iç içe ev, anlamında kullanılan bir evdir. Dağda olmayanlara da, bu nedenle insanoğlu bu ismi vermiştir. Dağ evleri her şekilde veya tipten olabilir. Mesela:


  • Ahşap dağ evleri
  • Taş dağ evleri
  • Betonarme dağ evleri


ve daha birçokları vardır. Genelde, prefabrik bir evi kimse, bu noktada hayal etmez, ancak uygulamada, en yaygın olanı da prefabrik olanlardır. Şimdi biraz örnekleme yapalım.

Öncelikle mütevazi bir örnek seçelim. Mütevazi ve lüks olmayan ahşap bir dağ evi. Dağda, ahşap malzeme bol, hammadde sıkıntısı yok, o halde, dağda, neden ahşap bir ev olmasın?
Ancak, insanoğlu, lüks ile bütçesi, ekonomi ile estetik arasında, keskin bir hatta da durmak isteyebilir. Bu hatta bulunan bir eve bakalım:
Bu örnek te, çok lüks değil. Bu örneği bilerek, ilginç olması nedeniyle seçtim çünkü iki farklı taşıyıcı sistem, karma olarak uygulanmış. Güzel bir sonuç ta çıkmış ortaya ama tabi, bu tip karma sistemlerde, hesaplara ve yüklerin tayinine, çok dikkat etmek gerekir. Bir de lüks bir ahşap seçeneğe bakalım.
Bu gördüğünüz, Kanada'ya özgü, bir ahşap ev tipidir. Kanada ahşap evleri olarak bilinirler. Bu evlerde, malzeme ve işçilik kalitesi genelde yüksektir. Şimdi de, bir taş dağ evi seçeneğine bakalım:

Bu örnek, Lewisham Way'de bulunuyor. 19. yüzyıla ait bir yapı. Bu yapıda ve benzerlerinde, duvarlar taşıyıdır. Buna benzer inşa edilecek bir yapı, güzel bir dağ evi olurdu, ancak bu bir ev değil. Tabi, taşı, sadece görüntü olarak isteyebiliriz. Bu durumda da, taş kaplama betonarme bir dağ evine bakabiliriz:
Oldukça güzel ve benzeri çokça bulunan bir ev. Tabi bütün bunlar, doğayla uyumlu olma ve şehir stresinden, hem insanların kendilerinin hem de severek büyüttükleri çocuklarının, bir nebze olsun uzaklaşmasını sağlayan mekanlar. Bu mekanlarda en çok tercih edilen aktiviteler şunlar:


  • Doğa yürüyüşleri
  • Bisiklet turları
  • Spor aktiviteleri
  • Mangal ve diğer yemek aktiviteleri
  • Eş, dost ve akraba ağırlama
  • Bahçe işleriyle hobi olarak ilgilenme
  • Retro keyifler ve aktiviteler
Bütün bunların yanında, bu gibi mekanlar, insanlara rahat ve sessiz bir ortamda uyuma ve dinlenme imkanı da verir. Şehrin gürültüsünden ve karmaşasından, bir süreliğine de olsa kurtarır. Bunların yanında, yine bu mekanlarda, doğal beslenme adına, sağlıklı ürünlere ulaşma imkanı da olur genellikle. Yakında bulunan bir köyden alınan süt, yumurta ve diğer hormonsoz ve gdo'suz besinler, nadiren de olsa doğamıza uygun beslenmemizi sağlar.

Celal Erakman




Celal Erakman

Pembe Panjurlu Ev

Bir terminoloji olarak, pembe panjurlu ev, şunları simgelemiştir uzun yıllar:


  • masumiyet
  • yeni kurulacak yuva ümidi
  • yeni alınacak ev ümidi
  • hayallerdeki ev
  • huzur dolu bir ev
  • güzel bir yaşam ümidiyle sahip olunmak istenen ev
Şimdi bu, hayallerde yaşatılan evi somutlaştıralım. İhtiyacımız olan bir pembe panjur. Biraz zor da olsa sizin için bir örnek buldum:
Şimdi de, pembe panjurlu ev, nasıl olur, bir bakalım. Elbette, bunun mecazi bir kavram olduğunu hepimiz biliyoruz, ancak bu da, biraz fikir jimnastiğinden başka bir şey değil zaten.
Belki de, bu size büyük geldi, pembe panjurlu ev, biraz daha küçük olmalı olabilir. Bir de bunu şöyle düşünebiliriz. Eğer pembe kelimesinden sonra bir virgül olsaydı:

Pembe, panjurlu ev

Burada, kastedilen, evin pembe olması olurdu. Bir de o seçeneğe bakalım. 

Belki de biraz daha büyük olmalı:


Biraz da pembe, panjurlu evin, içi nasıl olmalı? sorusunu soralım ve muhtemel cevaplara bakalım.
Güzel bir çocuk odası. Salonu da muhtemelen şöyle olurdu:

Güncel hayatın, kayıtlı olmayan tarihinde, çokça konuşulan bir ev tipine daha değindik. Bu evi, hayal eden birçok insanı duymuşsunuzdur. 70li ve 80li yılların, en güzel, hayallerinden biriydi. Birçok insan, böyle bir ev hayal etmiş, ancak malesef, pek azı, bu evi almayı veya yaptırmayı, satın alma aşamasında düşünmüştü. İş alma aşamasına geldiğinde, daha sönük renkler, tercih edildi. En azından, sözde bile olsa, bu eve, değinmiş olduk. 

Celal Erakman

Kaba İnşaat Kalıbı Sökümü

Kalıbı sökme aşamasında nelere dikkat etmemiz gerektiğine, değinmek istiyorum.


  • Kalıp sökülmeden, mutlaka tamamlanmış olması gereken işlem, kürdür. Beton kürünü almadan kalıp sökmek, büyük bir faciaya sebep olabilir. 
  • Unutmamaldır ki, kalıp aşamasında, en üst katta, basıncın yetmeme ihtimaline karşılık su depolamak gerekir. Bu, yüksek katl yapılar içindir. Günümüzde, güçlü pompalar olsa da, bazı arkadaşlar maliyetten kaçmak için, bu tip ufak masraflara girmezler. Madem, bu tip masraflara girilmiyor, o halde, bir tür depoyu kata yerleştirip, makara vasıtasıyla doldurmak ta, bu arkadaşlara bir alternatif çözüm öneridir. Her çözüm, betonu sulamamaktan daha iyidir.
  • Kalıp sökülürken, çok sert davranılmamalıdır.
  • Kalıp söküm süresini, kısa tutmak maliyeti düşürür, ancak bu nedenle, sırf maliyet düşürmek için şartnamelerde öngörülenden, erken söküm yapılmamalıdır. Söküm, şartnamede, ifade edilen sıraya uygun olmalıdır.
  • Beton öngörülen dayanıma erişmeden, kalıp söküldüğü takdirde, çok tehlikeli ve telafisi zor yapısal hasarlar oluşabilir.
  • Kalıp sökümü, elemanın geometrisine bağlı olarak ta değişmektedir. Bu da göz önüne alınmalı, inşaat mühendisi söküm anında, mesleki vizyonuna göre karar vermelidir.
  • Ortam koşulları ve iklim de benzer şekilde, yerinde incelenmeli ve söküme ona göre karar verilmelidir.
Celal Erakman



Bodrum Kat

Bodrum katlar, en çok ihmal edilen ve malesef genelde depo gibi kullanılan mekanlardır. Şimdi, bir mekanın, güneş ışığı almamasının, ne gibi avantajları olabilir? sorusuna yanıt arayalım. Bu dezavantajı, nasıl bir avantaja dönüştürebileceğimizi, görelim.



Öncelikle, bodrum kat fikirlerine göz atalım:

  • Home cinema sistemi
  • Amerikan bar
  • Spor alanı (fitness, bilardo..vs)
  • Kütüphane veya çalışma odası
Elbette, bunlar sadece birkaç fikir. Bunlar dışında da, birçok fikir geliştirilebilir. Sonuç olarak, bodrumlar, çok keyif alacağınız ev bölümlerine dönüştürülebilir. Genellikle, bodrumların, en yoğun değerlendirilme şekli, eğlence mekanları olarak gerçekleşir.



Bodrum katta hangi sorunlar yaşanabilir?

  • Malesef, bazı yapılarda, drenaj sorunları vardır. Bu sorun, bodrum katı, su basması ile sonuçlanabilir. Ancak bu çözümsüz bir problem değildir. 
  • Rutubet sorunu, bodrum katlarda yaşanan bir diğer sorundur. Bu da doğru yalıtımla, çözüme kavuşturulabilecek bir sorundur.
  • Pis su sisteminde, kot sıkıntısından doğacak geri tepme sorunu da, bir başka muhtemel risktir. Bu bir altyapı problemidir ve ancak bir altyapı çalışması ile çözülebilir.
  • Bu katı kullanmanız halinde, güneş ışığı almamasından dolayı, aydınlatma daha fazla elektrik harcayacak ve bu da faturanıza yansıyacaktır.
Çözümler:
  • Epoksi giydirme, hem rutubet hem de, betonun kapiler su akışına karşı etkin bir çözdümdür.
  • Asit beton boyama, ortam nemini düşüren bir çözümdür.
  • Mekanik havalandırma sistemi, ortamın havasız kalmasını engeller.
Celal Erakman